Çalışma Alanları

Çalışma Alanları

Anksiyete ve Kaygı Bozuklukları

Kaygı, yaşamın doğal bir parçasıdır; ancak yoğunluğu ve süresi günlük işlevselliği etkilemeye başladığında, bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir. Anksiyete bozuklukları; sürekli endişe hali, panik ataklar, kontrol kaybı hissi, bedensel belirtiler (çarpıntı, nefes darlığı, mide sıkışması gibi) ve geleceğe yönelik olumsuz düşüncelerle kendini gösterebilir. Terapi sürecinde amaç, bu belirtilerin altında yatan düşünce ve inançları anlamak, kaygının kaynağını fark etmek ve başa çıkma becerilerini güçlendirmektir. Bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış terapi yaklaşımlarıyla (özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi ve Kabul ve Kararlılık Terapisi gibi), kişinin kaygı döngüsünü anlaması, bedensel ve zihinsel farkındalığını artırması, yaşamında daha dengeli ve güvenli bir alan oluşturması hedeflenir.

Beslenme ve Yeme Bozuklukları

Beslenme ve yeme bozuklukları, yalnızca yeme davranışını değil; kişinin beden algısını, özdeğer duygusunu ve duygusal dünyasını da derinden etkileyen karmaşık süreçlerdir. Anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza, tıkınırcasına yeme bozukluğu gibi durumlar; çoğu zaman duygusal zorlanmaların, kontrol ihtiyacının ya da benlik algısındaki çatışmaların bir yansıması olarak ortaya çıkar. Terapi sürecinde amaç, yalnızca yeme davranışını düzenlemek değil; bu davranışların altında yatan duygusal ve bilişsel dinamikleri anlamaktır. Kişinin bedenine, duygularına ve ihtiyaçlarına yeniden güven duyması; sağlıklı bir benlik algısı geliştirmesi bu sürecin merkezinde yer alır. Bilimsel temelli terapi yaklaşımlarıyla, kişinin hem bedeniyle hem de kendisiyle daha sağlıklı bir ilişki kurması hedeflenir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

Travmatik yaşantılar, bireyin güvenlik duygusunu derinden sarsabilir ve yaşamın akışına dair temel inançlarını değiştirebilir. Kaza, kayıp, şiddet, doğal afet veya beklenmedik bir olay sonrasında kişi; olay anını tekrar tekrar hatırlayabilir, kabuslar görebilir, tetikleyici durumlarda yoğun kaygı veya bedensel tepkiler yaşayabilir. Travma Sonrası Stres Bozukluğu, yalnızca geçmişte yaşanan bir olayın etkisi değil, zihnin ve bedenin hâlâ o olayın izlerini taşıma biçimidir. Terapi sürecinde amaç, travmanın yarattığı duygusal yükü güvenli bir şekilde ele almak, kişinin kontrol ve güven duygusunu yeniden kazanmasına destek olmaktır. Bilimsel temelli yaklaşımlarla, danışanın geçmiş deneyimini anlamlandırması, duygusal dayanıklılığını güçlendirmesi ve yaşamına yeniden güvenle devam edebilmesi hedeflenir.

Bedensel Belirti Bozuklukları

Bazen yaşadığımız duygusal sıkıntılar, doğrudan sözcüklere değil, bedenimize yansır. Bedensel belirti bozukluklarında kişi; ağrı, mide bulantısı, baş dönmesi, nefes darlığı gibi fiziksel şikayetler yaşar ancak yapılan tıbbi incelemelerde bu belirtileri açıklayacak bir neden bulunamayabilir. Bu durum, bedenin duygusal yükü ifade etme biçimidir. Sürekli devam eden bedensel belirtiler, yaşam kalitesini ve işlevselliği olumsuz etkileyebilir. Terapi sürecinde amaç, bedenle zihin arasındaki bağı anlamak, stres ve duygusal baskının bedensel yansımalarını fark etmek ve bu belirtileri azaltacak baş etme yolları geliştirmektir. Bilimsel dayanaklı terapi yaklaşımlarıyla kişi, bedeninin verdiği sinyalleri daha sağlıklı şekilde anlamayı, duygularını ifade edebilmeyi ve yaşamında içsel bir denge kurmayı öğrenir.

Kişilik Bozuklukları

Kişilik bozuklukları, bireyin düşünme, hissetme, davranma ve ilişki kurma biçimlerinde süreklilik gösteren, esnek olmayan örüntülerle tanımlanır. Bu örüntüler genellikle ergenlik ya da erken yetişkinlik döneminde ortaya çıkar ve kişinin kendilik algısını, duygusal düzenini, kişilerarası ilişkilerini ve işlevselliğini önemli ölçüde etkileyebilir. Duygusal yoğunluk, terk edilme korkusu, öfke kontrol güçlükleri, empati eksikliği veya değersizlik duyguları gibi belirtiler farklı kişilik yapılanmalarında görülebilir. Terapi sürecinde amaç; bu örüntülerin kökenini anlamak, bireyin farkındalığını artırmak, duygularını tanıma ve düzenleme becerisini geliştirmek, daha işlevsel düşünme ve ilişki kurma biçimlerini desteklemektir. Uzun vadede hedef, kişinin kendisiyle ve çevresiyle daha dengeli, tutarlı ve doyum sağlayıcı ilişkiler kurabilmesidir.

Sınav Stresi ve Performans Kaygısı

Sınav dönemi, ergenler için yalnızca akademik bir süreç değil, aynı zamanda kimlik gelişimi, özgüven ve yeterlilik algısıyla yakından ilişkili bir yaşam evresidir. Bu süreçte yaşanan yoğun stres, kaygı, odaklanma güçlüğü, uyku problemleri ya da başarısızlık korkusu, hem duygusal hem de bilişsel düzeyde performansı olumsuz etkileyebilir. Sınav stresi, çoğu zaman yüksek beklentiler, mükemmeliyetçilik eğilimleri veya başarısız olma korkusuyla beslenir. Terapi sürecinde amaç, bu kaygının altında yatan düşünce kalıplarını fark etmek, duygusal dayanıklılığı güçlendirmek ve etkili baş etme becerileri kazandırmaktır. Bilişsel Davranışçı Terapi ve Çözüm Odaklı Terapi gibi bilimsel temelli yaklaşımlar aracılığıyla, ergenin sınav sürecine daha sağlıklı bir bakış geliştirmesi, kendi potansiyeline güvenmesi ve stresle başa çıkma becerilerini sürdürülebilir şekilde kullanabilmesi hedeflenir.

Moxo Dikkat Testi

Moxo Dikkat Testi, dikkat eksikliği ve dürtüsellik düzeyini nesnel olarak değerlendirmeye yarayan, bilimsel geçerliliği yüksek bir ölçüm aracıdır. Bilgisayar tabanlı bu test, görsel ve işitsel dikkat süreçlerini analiz ederken, aynı zamanda bireyin dikkat dağınıklığı, zamanlama, dürtüsellik ve hiperaktivite düzeylerini de ayrı ayrı değerlendirir. Gerçek hayata benzer dikkat dağıtıcı uyaranlar (sesler, hareketli görseller vb.) kullanılarak, kişinin farklı koşullarda dikkatini sürdürme kapasitesi ölçülür. Moxo Testi; özellikle DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) tanı sürecinde, klinik gözlem ve diğer değerlendirme yöntemleriyle birlikte kullanıldığında oldukça değerli bilgiler sağlar. Bu test, çocuk, ergen ve yetişkinlerde dikkat süreçlerini objektif olarak değerlendirmeye ve uygun terapi veya yönlendirme planını oluşturmaya yardımcı olur.

MMPI – Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri

MMPI, bireyin kişilik özelliklerini, düşünce biçimlerini ve ruhsal durumunu kapsamlı biçimde değerlendiren, bilimsel geçerliliği yüksek bir kişilik testidir. Kişinin kendini nasıl algıladığını, stresle baş etme yollarını, duygu durumunu ve olası psikolojik zorlanma alanlarını çok boyutlu olarak ortaya koyar. Klinik değerlendirme sürecinde, danışanın ihtiyaçlarını ve uygun terapi yaklaşımını belirlemede önemli bir araç olarak kullanılır.

Çift ve İlişki Problemleri

İlişkilerde yaşanan iletişim sorunları, sık tekrarlayan tartışmalar, güven problemleri, duygusal uzaklaşma ve ilişki içindeki rol karmaşaları üzerine çalışılır. Çiftlerin birbirini daha iyi
anlaması, sağlıklı iletişim kurması ve ilişkilerini güçlendirmesi hedeflenir.

Cinsel Terapi

Cinsel isteksizlik, performans kaygısı, vajinismus, erken boşalma, orgazm sorunları ve cinsellikle ilgili kaygılar üzerine çalışılan profesyonel bir terapi sürecidir. Kişinin ve çiftin
cinselliğe dair duygu, düşünce ve davranışlarını sağlıklı bir şekilde ele alarak daha doyumlu ve rahat bir cinsel yaşam oluşturmayı amaçlar.

Güven ve Bağlanma Sorunları

Aldatma sonrası süreçler, güven kaybı, kıskançlık, terk edilme korkusu ve bağlanma zorlukları gibi konular ele alınır. İlişkide güvenin yeniden yapılandırılması ve duygusal bağın
güçlendirilmesi hedeflenir.

Cinsel Terapi

Cinsel isteksizlik, performans kaygısı, vajinismus, erken boşalma, orgazm sorunları ve
cinsellikle ilgili kaygılar üzerine çalışılan profesyonel bir terapi sürecidir. Kişinin ve çiftin
cinselliğe dair duygu, düşünce ve davranışlarını sağlıklı bir şekilde ele alarak daha doyumlu
ve rahat bir cinsel yaşam oluşturmayı amaçlar.

Telefon
WhatsApp